1432
Özerşahinlerin Fırat’ı geldi İstanbul’a. Onun şansını öyle yılışıkbir yağmura öyle karamsar bir hale büründü ki İstanbul sorma. Tabi bence yine de İstanbul kendi insanını hep bu havada karşılıyor. Güneşli havalarda, yazın, baharın sanki insanlar hep başka yerlerden gelmiş gibi geliyor bana. Sanki herkes yabancı bir İstanbul benim, paylaşamıyorum, kıskanıyorum. Oysaki bilen bilir ne çok sevmediğimi İstanbul’u. Artık hayatımız olunca alıştık, onu böyle kabul ettik diyebilirim çok da samimiyeti ilerletmeden. Read the rest of this entry
Yeni yıl yeni adres
Bu aralar biraz hastayım sanki. Yine de etrafımdaki onca hastanın arasında en çok dayanan isim olmaktan gurur duyuyorum :) Yılbaşı gecesinin yorgunluğu olmasa hasta olmazdım ya neyse, zayıf yakalandım. Blogu sekhayaller.wordpress.com a taşıdım evet, RSS güncellemesi gerekebilir kullananlar için yakında fotoğraflarımı da alıcam wordpresse. Neden bunu yaptım ? Çünkü bilmem kaç senedir bunun için harcadığım paraya başka şeyler yapabilirim diye düşündüm. Burayı yalnız bırakmayın.
Facebook gibi paylaşım ortamları bu aralar en yüksek trafiklerini elde etmiş olsa gerek. Nitekim bir haftadır yeni yıl fotoğrafları, mesajları videoları paylaşılmakta. Paylaşmak güzeldir, yeter ki paylaş diyorum. Ben de bi video paylaşayım :) Şu sıralar güneşli fakat soğuk günler yaşadığımız istanbul için belki biraz kapalı ve depresif bir video ama, Londra nihayetinde
Lafı gelmişken yeni yıla girerken yeni yeni kitaplar aldım kendime. Genelde İdefix‘in 2010 yılının en iyi kitapları arasında olanları seçtim. Bakalım, okuyalım görelim nasıllarmış. Aldığım kitaplar; Read the rest of this entry
İstanbul Adım Adım
Her pazar Bostancı iskelesine gidip oradan Caddebostan Migros önüne kadar yürüyoruz. Pazar günü kaykaycılar, bisiklet kullananlar, maket arabacılar sanki panayır gibi sağlı sollu zaman yaratıyorlar kendilerine ve bize. Zaman öldürmemek isteyenlerin yeri sanırım o parkur.
Parkur demişken; tabi biz sürekli aynı parkurdan sıkılmak üzereyiz. Birazcık web arama yaptıktan sonra en çok ismi geçen parkurlar şöyleymiş;
- Yeniköy – Tarabya
- Tarabya – İstinye
- İstinye – Emirgan
- Sultanahmet – Ahırkapı
- Fenerbahçe – Bostancı
- Kuzguncuk – Üsküdar
- Belgrad Ormanı
- Kadıköy – Moda
- Bebek – Rumeli Hisarı
- Çengelköy – Kandilli
- Büyük Ada
diye uzayıp giden bir liste çıkıyor. Bu hafta muhtemelen bu parkurların birinde ağırlayacak İstanbul bizi. Belki böyle de bir seri başlar? Adı da İstanbul adım adım olsun. Her gün bir şarkı serisinin üyesi olan bu post görevini yerine getirsin artık. Eskilerden geliyor. Read the rest of this entry
Junit – Unrooted Test
If you have experienced “unrooted tests” title in your IDE while you are trying to run JUnit test method and as a result if it just runs all the cases you probably couldn’t handle Junit annotations with your test class.
After some googling i found the solution. Here a simple test class annotation applied and some details for preventing this situation.
import org.junit.Before;
import org.junit.Test;
import static org.junit.Assert.*;
public class MyUnitTest{ // 1. Do not extend TestCase
@Before
public void setUp() {
// 2. No super call
}
@After
public void tearDown() throws Exception {
}
@Test
public void caseOneTest() { // 3. No need "test" prefix
// 4. Assert static imported
assertTrue(true);
}
}
unplugged günleri
İstanbul puslu rüzgarsız bir takım hava durumları sunmaktayken bize melankolinin yılbaşı kutlamalarına kadar baskın olacağı kesin. İnsan her ‘aralık’ta kendini dinlemeye bir köşe arıyor.
Çok da felsefeye gerek yok, girince çıkılamayacak dönemlerdeyiz.
Bu post bu aralar kendini çok dinleyenler için gelsin. Biraz da bunu dinleyin;
Chris Cornell’dan geliyor…
Acıbadem | Fıstıklı Baklava
[Hah böyle başlıkla aklınız alırım, öğle yemeğinde fıstıklı baklava ararduru(r)sunuz]
Biz zamanlar Gaziantep’de bulunmuştum. Bir zamanlar dediğim de birgün. Zaten anlata anlata bitirememiştim, yiye yiye bitirdiklerimi. Dün de Acıbadem-Home-Team bir davette bulundu, duyduk ki Antep’e gidilmiş, baklavalar alınmış iki farklı yerden. Ama bir türlü karar verememişler hangisi daha lezzetli diye. Sonra tabi bir bilene danışmak durumunda olduklarını anladılar. Neyse… Read the rest of this entry
listen istanbul people.
Bu gün pazartesi. Pazartesileri dışarıya çıkılır. Yalnız kalan istanbul köşelerine nüfus(z) edilir.
hbs#3
Bostancı sahili her havada güzel…
İnsanlar soğuğa rağmen çocuklarını, köpeklerini, bisikletlerini, uzaktan kumandalı arabalarını,toplarını, kendilerini alıp çıkmışlar.
İstanbul sanki kışın daha mı güzel ?
hbs#2
Hava kararınca dinleyin.
http://grooveshark.com/songWidget.swf
Special thanks biyu-cansu :]
Link : [Gotye - Somebody I Used to Know]
hbs#1
Her gün bir şarkı serisinin ilk postudur bu okuduğun. Sanırım her günün bir şarkısı olmalı? Tarz gözetmeden buraya aklıma geldiği andaki şarkıyı koymayı düşünüyorum. Kaynaklar muhtemelen grooveshark, youtube ve fixy olacak.
Bu kısa bilgilendirmenin ardından ilk şarkımızı koyalım;
http://grooveshark.com/songWidget.swf
Sevgiler.
Link : [Jason Mraz - One Find]
