Uçan Türkler…
Hezarfen[1] Ahmet Çelebi, (d. 1609 – ö. 1640) 17. yüzyılda Osmanlı‘da yaşamış Müslüman Türk bilgini. Kendi geliştirdiği takma kanatlarlauçmayı başaran ilk insanlardan olmuştur. 1623-1640 yılları arasında saltanat süren Sultan 4. Murat zamanında, uçma tasarısını gerçekleştirdiği ve geniş bilgisinden ötürü halk arasında, Hezarfen olarak anıldığı bilinmektedir. Hezar, Farsça kökenli bir sözcük olup 1000 anlamına gelir. Hezarfen ise “bin fenli” (bilimli) yani “çok şey bilen” anlamına gelir.[2]
Devamı…
Hoşuma giden bir animasyondu paylaşayım dedim hazır youtube yasağı yokken. Animasyon/Kısa Fim diye bir de kategori mi açsam? Bence güzel olur. İnsanın geçmişine sırtını dönmesi ne acayip değil mi? (Boeing e sevgiler. Lockheed Martin sen de az değilsin…)

Vecihi Hürkuş
Geçenlerde okuduğum kitapta Vecihi Hürkuş’un kim olduğunu öğrenmiştim. Bu cehaletle ben nasıl yaşıyorum şaşırıyorum gerçekten. Hadi kendimi geçtim böyle insanlar yetiştiren bu millet şimdi nasıl yaşıyor?
6 Ocak 1896 tarihinde İstanbul‘da doğdu. I. Dünya Savaşı‘na katıldı. Yaralanınca İstanbul’a dönerek Yeşilköy‘deki Tayyare Mektebi‘ne girerek Pilot Astsubay olarak mezun oldu. Birinci Dünya savaşı sırasında pilot brövesi alarak 7. Tayyare Bölüğü‘nde Ruslara karşı harekata katılan Vecihi Bey başarılı keşif ve bombardıman uçuşları yapmış ve bu arada girdiği bir hava muharebesinde bir Rus uçağını indirmiştir. Vecihi Hürkuş, uçak düşüren ilk Türk tayyarecidir.[1]Daha sonra Ruslara esir düşen Vecihi Bey Hazar Denizinde bulunan Nargin Adasından yüzerek İran üzerinden kaçmayı başarmış ve yurda dönerek 1918 yılı yaz başında Yeşilköy’de konuşlanmış bulunan 9. Harp Tayyare Bölüğü‘nde görev almıştır.
Bu bölükte görevli iken bir av uçağı tasarımı yapan Vecihi Bey’in bu projesi Mondros ateşkes anlaşmasının imzalanması ile yarım kalmıştır. Kurtuluş Savaşı‘na katılan Vecihi Bey, özellikle İnönü ve Sakarya savaşı sırasında çok başarılı keşif ve destek uçuşları yaptığı gibi bir Yunan uçağını da indirmiştir. Devamı…
Animasyonda emeği geçen herkese sevgiler demeden edemeyeceğim. Gavur dediğin adam bak neleri gösteriyor bize…
Tabi tüm bunları unutunca başa aldık uçma işini. Yazık… Türkler artık ya boğaz köprüsünden uçmakta, ya da böyle acayip programlarda ürkmüş tavuk gibi çırpınmakta.
Posted on Nisan 23, 2011, in animasyon, dünya görüşü, kısa film. Bookmark the permalink. 2 Yorum.
Asıl adama yer vermemişsin yazında :(
Diğer Vecihi’yi, yani Şener Şen’i :)
Vecihi karakteri oradan gelmiş zaten. Tabi unutmuşum söylememişim…