Eşlenelim

Başlıktan anladığınız şey değil bu yazının konusu. Anlamadığınız şey…

TDK doğrultusunda senkronizasyon kelimesinin Türkçe karşılığı eşleme. Bence çok iyi. Hatta çoğumuz yazılı olarak gördüğümüzde hemen anlayıveririz, alışkınızdır. Bu kelimenin anlamlarından biri farklı bilicilerin(bilici ne ya bilica geliyor aklıma sinirleniyorum) aynı bilgi seviyesine gelme durumudur eşlenme. Neyse geçelim. Yazının amacı arayı sıcak tutmak, soğutmamak. Blogda 250. yazım bu. Şöyle geriye doğru bakınca aslında en gereksiz yazılar bunlar dediklerimin şimdiki zamandan geçmişe doğru kaydıkça anlamını sakladıklarını hatta mayalanıp tatlanandıklarını farkettim. O sebeple saçmalamaktan alıkoymamak lazım bünyeyi.

Bir salıdan (daha) merhaba! (tatil sonrası enerji seviyesini yükseltme çabası)

Uzun bir aradan sonra Lüleburgaz’a gidip geldim. Ailemi özlemişim. Lüleburgaz bakalım ne kadar kirli bir havayla karşılayacak beni doğalgaz yapılanmasından sonra diye düşünüyordum ama hiç dışarı çıkmadım herzamanki gibi ama gördüğüm kadarıyla kirlilik hala devam etmekte. Ben pek fark olacağını sanmıyorum netekim sobaya alışmış birisini kalorifere alıştırmak o kadar zorken bir de üzerine doğalgaz kullandırabilmek? Deve ve hendek kelimelerini nasıl kullanırsanız kullanın bu durumu açıklayamazsınız. Hiç dışarı çıkmadığımdan boza içmeyi, Read the rest of this entry

Sess sess bir iki…

Herşey Issız Adam ile başladı benim jenerasyonum için. Çocukluğunda az çok tanıdık olsa da bu sounda yine de tam sindirememişti ekoları basların ardına gizlenen tatlı tizleri. Pioneerlar, grundiglerin tadını kaçırmışım diye biraz hayıflanmıyor değilim. Türk Pop neden böyle oldu bilemem ama sanırım en güzel zamanlarını kaçırmışız.

Bu şarkıyı daha önceki postlardan birinde günün şarkısı olarakpaylaşmıştım ama bugünün de şarkısı olmaması için bir sebep yok. Ancak yine de gönül almak adına Read the rest of this entry

1432

Özerşahinlerin Fırat’ı geldi İstanbul’a. Onun şansını öyle yılışıkbir yağmura öyle karamsar bir hale büründü ki İstanbul sorma. Tabi bence yine de İstanbul kendi insanını hep bu havada karşılıyor. Güneşli havalarda, yazın, baharın sanki insanlar hep başka yerlerden gelmiş gibi geliyor bana. Sanki herkes yabancı bir İstanbul benim, paylaşamıyorum, kıskanıyorum. Oysaki bilen bilir ne çok sevmediğimi İstanbul’u. Artık hayatımız olunca alıştık, onu böyle kabul ettik diyebilirim çok da samimiyeti ilerletmeden. Read the rest of this entry

Yeni yıl yeni adres

Bu aralar biraz hastayım sanki. Yine de etrafımdaki onca hastanın arasında en çok dayanan isim olmaktan gurur duyuyorum :) Yılbaşı gecesinin yorgunluğu olmasa hasta olmazdım ya neyse, zayıf yakalandım. Blogu sekhayaller.wordpress.com a taşıdım evet, RSS güncellemesi gerekebilir kullananlar için yakında fotoğraflarımı da alıcam wordpresse. Neden bunu yaptım ? Çünkü bilmem kaç senedir bunun için harcadığım paraya başka şeyler yapabilirim diye düşündüm. Burayı yalnız bırakmayın.

Facebook gibi paylaşım ortamları bu aralar en yüksek trafiklerini elde etmiş olsa gerek. Nitekim bir haftadır yeni yıl fotoğrafları, mesajları videoları paylaşılmakta. Paylaşmak güzeldir, yeter ki paylaş diyorum. Ben de bi video paylaşayım :) Şu sıralar güneşli fakat soğuk günler yaşadığımız istanbul için belki biraz kapalı ve depresif bir video ama, Londra nihayetinde

Lafı gelmişken yeni yıla girerken yeni yeni kitaplar aldım kendime. Genelde İdefix‘in 2010 yılının en iyi kitapları arasında olanları seçtim. Bakalım, okuyalım görelim nasıllarmış. Aldığım kitaplar; Read the rest of this entry

İstanbul Adım Adım

Her pazar Bostancı iskelesine gidip oradan Caddebostan Migros önüne kadar yürüyoruz. Pazar günü kaykaycılar, bisiklet kullananlar, maket arabacılar sanki panayır gibi sağlı sollu zaman yaratıyorlar kendilerine ve bize. Zaman öldürmemek isteyenlerin yeri sanırım o parkur.

Parkur demişken; tabi biz sürekli aynı parkurdan sıkılmak üzereyiz. Birazcık web arama yaptıktan sonra en çok ismi geçen parkurlar şöyleymiş;

  • Yeniköy – Tarabya
  • Tarabya – İstinye
  • İstinye – Emirgan
  • Sultanahmet – Ahırkapı
  • Fenerbahçe – Bostancı
  • Kuzguncuk – Üsküdar
  • Belgrad Ormanı
  • Kadıköy – Moda
  • Bebek – Rumeli Hisarı
  • Çengelköy – Kandilli
  • Büyük Ada

diye uzayıp giden bir liste çıkıyor. Bu hafta muhtemelen bu parkurların birinde ağırlayacak İstanbul bizi. Belki böyle de bir seri başlar? Adı da İstanbul adım adım olsun. Her gün bir şarkı serisinin üyesi olan bu post görevini yerine getirsin artık. Eskilerden geliyor. Read the rest of this entry

Junit – Unrooted Test

If you have experienced “unrooted tests” title in your IDE while you are trying to run JUnit test method and as a result if it just runs all the cases you probably couldn’t handle Junit annotations with your test class.

After some googling i found the solution. Here a simple test class annotation applied and some details for preventing this situation.

import org.junit.Before;
import org.junit.Test;
import static org.junit.Assert.*;

public class MyUnitTest{ // 1. Do not extend TestCase

  @Before
  public void setUp() {
    // 2. No super call
  }

  @After
  public void tearDown() throws Exception {
  }

  @Test
  public void caseOneTest() { // 3. No need "test" prefix

    // 4. Assert static imported
    assertTrue(true);
  }
}

unplugged günleri

İstanbul puslu rüzgarsız bir takım hava durumları sunmaktayken bize melankolinin yılbaşı kutlamalarına kadar baskın olacağı kesin. İnsan her ‘aralık’ta kendini dinlemeye bir köşe arıyor.

Çok da felsefeye gerek yok, girince çıkılamayacak dönemlerdeyiz.

Bu post bu aralar kendini çok dinleyenler için gelsin. Biraz da bunu dinleyin;

Chris Cornell’dan geliyor…

Read the rest of this entry

Acıbadem | Fıstıklı Baklava

[Hah böyle başlıkla aklınız alırım, öğle yemeğinde fıstıklı baklava ararduru(r)sunuz]

Biz zamanlar Gaziantep’de bulunmuştum. Bir zamanlar dediğim de birgün. Zaten anlata anlata bitirememiştim, yiye yiye bitirdiklerimi. Dün de Acıbadem-Home-Team bir davette bulundu, duyduk ki Antep’e gidilmiş, baklavalar alınmış iki farklı yerden. Ama bir türlü karar verememişler hangisi daha lezzetli diye. Sonra tabi bir bilene danışmak durumunda olduklarını anladılar. Neyse… Read the rest of this entry

listen istanbul people.

Bu gün pazartesi. Pazartesileri dışarıya çıkılır. Yalnız kalan istanbul köşelerine nüfus(z) edilir.

Link[Norah Jones & Peter Malick Group - New York City]

hbs#3

Bostancı sahili her havada güzel…
İnsanlar soğuğa rağmen çocuklarını, köpeklerini, bisikletlerini, uzaktan kumandalı arabalarını,toplarını, kendilerini alıp çıkmışlar.

İstanbul sanki kışın daha mı güzel ?

Read the rest of this entry

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.